ga('send', 'pageview');
Ana Sayfa / Kişisel Gelişim / Mutluluğun Formülü

Mutluluğun Formülü

Günümüzde kime sorsanız hayatından şikayetçi, etrafımız mutsuz, huzursuz insanlarla dolu. İnsanlar mutluluğun formülü nü zenginlik olarak görüyorlar. Maalesef, çoğumuza çocukluğumuzdan itibaren mutluluğun formülü olarak, okuyup, iyi bir iş bulup, çok para kazanmak olarak öğretildi.

mutluluğun formülü

Çocuklar, adeta yarış atı gibi yetiştiriliyor. Üniversite hayatı bitene kadar hep iyi bir okulda okumak gayesi ile sınavlara hazırlanarak geçiyor. Üniversite bitiyor, yine yarış bitmiyor, mutluluğun formülü olarak çok para kazanmak gerektiği bilinç altımıza yerleştirildiği için bu sefer iş hayatında rekabet başlıyor. Terfi etmek, daha çok para kazanmak için gece gündüz çalışıyoruz, eşimizle, çocuklarımızla yeteri kadar vakit geçirmiyor, onlara ilgi alaka göstermiyoruz. Mutluluğun formülü olarak, büyük bir ev almak, son model bir araba sahibi olarak gördüğümüz için çılgınlar gibi çalışıyoruz. Maalesef, emekli olunca kışlık yazlık evimiz, arabamız, çok paramız oluyor ama gençliğimizi stres içinde geçirdiğimiz için hastalıklar ile mücadele etmeye başlıyoruz. Sonuç olarak, bir türlü mutluluğu huzuru yakalayamadan hayatımız bir koşuşturmaca ile geçiyor.

Mutluluğun formülü, tabiri caizse fabrika ayarlarına uygun olarak yaşamaktır. Örneğin, yeni bir telefon satın aldığımız, üretici firma tarafından yanında kullanma kılavuzu veriliyor. Telefonun üretilirken bir takım ayarları, fabrika ayarları yapılıyor. Eğer, bu telefonun fabrika ayarları ile oynamaz, kullanma kılavuzunda belirtilen şekilde kullanırsak, çok uzun yıllar arızalanmıyor, çok uzun yıllar sorunsuz bir şekilde çalışıyor. Kainatın  yaratıcısı Yüce Rabbimiz, Allah’ımız da insanoğlunu mükemmel bir şekilde yaratır, tüm evreni onun hizmetine sunar. İnsanoğlunun da hayatını huzurlu ve mutlu bir şekilde geçirmesi için hayatta rehber edinmesi gereken kılavuz Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz’in (sav) hadis-i şerifleridir.

Mutluluğun formülü 40 Ayette Belirtilmiş

1- Kibirli olma, alçak gönüllü davran. İsra 37: (Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin.)
2- Kendini fazla abartma. Müddesir 1-5: 1. Ey örtünüp bürünen (Peygamber!)  2. Kalk da uyar. 3. Rabbini yücelt. 4. Nefsini arındır. 5. Şirkten uzak dur.
3- Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma. Tekvir 25-27: (25. Kur’an, kovulmuş şeytanın sözü değildir. 26. (Hâl böyle iken) nereye gidiyorsunuz? 27,28. O, âlemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.)
4- Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma. Bakara 156: (Onlar; başlarına bir musibet gelince, “Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz” derler.) 
5-  Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme.Beled 5-6: 
(5.İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor? 6″Yığınla mal harcadım” diyor.) 
6- Büyüklük kompleksine kapılıp, insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma.Hucurat 10: (Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.)
7-  İyiliği karşılık beklemeden yap. Muhammed 7: 
(Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a yardım ederseniz (emrini tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.)
8-  Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret göster. Rum 21: (Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.)
9- Ölümden korkmak yerine, ölüm gerçeğiyle yüzleş. Vakıa 83-87: 
(83. Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize! 84. Oysa siz o zaman bakıp durursunuz. 85. Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz. 86,87. Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!) 
10- Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme. Bakara 263:  (Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir)
11-  Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine. dinmesini bekle. Furkan 63: Rahmân’ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, “selâm!” der (geçer)ler.)

12-  Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle. İnşirah 1-3:  
(1. (Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi? 2,3. Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?) 
13- Eleştirinin keskin bir bıçak olduğunu unutma. Söyleyeceklerini iyi tart. Maun 4-5: 
Bu nedenle, şu namaz kılanların vay haline! Onlar namazlarında gafildirler . (4. Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, 5. Onlar namazlarını ciddiye almazlar.) 
14- Hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma. Mücadele 7:  (Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah’ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.)
15- Çıkarcı olma. Adil davran. Rahman 7-9: 
(7. Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu. 8. Ölçüde haddi aşmayın. 9. Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.) 
16- Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme. Tekasür 1-2: ,2. Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı.)
17-  En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma. Tevbe 40: (Eğer siz ona (Peygamber’e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkâr edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke’den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına, “Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber” diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkâr edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah’ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.)
18- Senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine, senden zor durumda olanları görüp rahatla. Fatır 19-22: 
(19. Kör ile gören bir olmaz. 20. Karanlıklar ile aydınlık bir olmaz. 21. Gölge ile sıcaklık bir olmaz. 22. Diriler ile ölüler de bir olmaz. Allah, dilediğine işittirir. Sen, kabirde bulunanlara işittirecek değilsin.) 
19- En sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine var. Fecr 27-28: 
(27. (Allah, şöyle der) : “Ey huzur içinde olan nefis!” 28. “Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!”) 
20- Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar için asla feda etme. Hakka 33-35: 
(33. “Çünkü o, azamet sahibi Allah’a iman etmiyordu.” 34. “Yoksulu doyurmağa teşvik etmiyordu.” 35. “Bu sebeple, bugün burada onun samimi bir dostu yoktur.”) 
21- Muhatabına güvenmek istiyorsan, önce sen güvenilir ol. Haşr 10: (Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.)
22- Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma. Gücünü insanların yararına kullan. Kalem 1-2: (1-2. Nûn (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin)
23- Bencil olma, tebrik etmeyi bil. Münafıkun 4: (Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!)
24- Yalandan uzak dur. Saff 2: (Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?,)
25-  Modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme. Yusuf 32-33: 
(32. Bunun üzerine kadın onlara dedi ki: “İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun, ben ondan murad almak istedim. Fakat o, iffetinden dolayı bundan kaçındı. Andolsun, eğer emrettiğimi yapmazsa, mutlaka zindana atılacak ve zillete uğrayanlardan olacak.” 33. Yûsuf, “Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni dâvet ettiği şeyden daha sevimlidir. Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve cahillerden olurum” dedi.)

26- İyi bir dostun, paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma. Ankebut 41: (Allah’tan başkalarını dost edinenlerin durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. Keşke bilselerdi!)
27-  İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma. Al-i İmran 92: (Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.)
28- Önyargılarla hayatı kendine zehir etme. En’am 50:  (De ki: “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size ‘Ben bir meleğim’ de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum.” De ki: “Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?”)
29-  Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler, hayatının kâbusu olmasın. En’am 60:(O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (uyandırandır). Sonra dönüşünüz yalnız O’nadır. Sonra O, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.)
30-  Korkuların tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç. Felak 1-5: (De ki: “Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım.”)
31- Kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama. Hacc 46: (Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.)
32- Merhametli olmaktan asla vazgeçme. İbrahim 42: (Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor.)
33- Anne ve babana ‘üff’ bile deme. İsra 23: (Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.)
34- Kendini sürekli övmekten uzak dur. Nisa 149: (Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz, yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki), Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü yetendir.)
35- Vazgeçilmez olmadığını kabul et. Yunus 12: (İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her hâlinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua eder. Ama biz onun bu sıkıntısını ondan kaldırdık mı, sanki kendisine dokunan bir sıkıntı için bize hiç yalvarmamış gibi geçer gider. İşte o haddi aşanlara, yapmakta oldukları şeyler, böylece süslenmiş (hoş gösterilmiş)tir.)
36- Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma. Enfal 56: (Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.)
37- Heveslerini kendine ilah edinme. Furkan 43: (Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilâh edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın?)
38-  İnanma duygunu diri tut. Necm 3: (O, nefis arzusu ile konuşmaz.)
39- Karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan gelme. Nisa 58: (Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.)
40- Alemleri ve seni yaradan Rabb’ine daima teşekkür ve hamd duygularıyla dolu ol . Fatiha-2

Mutluluğun formülü nü arayıp duran modern dünyanın insanı bizler, anlamsız ve amaçsız bir hayatın giderek daha da derinleştirdiği boşluk hissini, tek çözüm olarak pazarlanan tüketim narkozuyla bastırmaya yönlendirildi. Artık, insanoğlu daha çok tüketmek için çalışıyor; daha çok kazanmak, daha çok biriktirmek için yaşıyor.

Mutluluğun formülü, hayatımızı Kur’an-ı Kerime ve Peygamber Efendimiz’in (sav) hadisi şeriflerine uygun olarak yaşamaktır.

Hakkında admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir