Ana Sayfa / Kişisel Gelişim / Ben neden mutsuzum ?

Ben neden mutsuzum ?

Ben neden mutsuzum ? Toplumda maalesef çoğu insan “nasıl mutlu olurum?” sorusunun cevabını bulma peşinde olduğu için mutsuz insanların oranı çok daha yüksek. Oysa çok daha basit bir soru var, “neden mutsuzum?” sorusu. Bu sorunun cevabını verdiğimiz zaman çok daha hızlı ve kolay mutluluğu yakalayabiliriz. Aslında, bizim zihinsel olarak uğraşmamız gereken şey, mutsuzluk kaynağımızı bulup onu çözmemiz gerekiyor. Bizler hep mutluluk peşinde koşuyoruz. Ama, şunu bilmeliyiz ki, biz mutluluk peşinde koştukça, mutluluk bizden uzaklaşır.

Çaba sarf etmeden mutluluk da olmuyor

Mutluluk peşinde koşma öğretilerinde, kişilere “kolaycılık, sen değerlisin, iste sana gelsin, inanırsan olur”, gibi kavramlarla, emek harcamadan mutluluğun bize geleceğine dair bir beklenti oluşturuluyor. Oysa ki, çaba sarf etmeden mutluluk da olmuyor. Örneğin, güzel bir sebze yemeği yemek istiyorum ama pazara gidip alışveriş yapıp fileyi taşımak istemiyorum. Yaklaşık 15-20 yıldır gündemde olan kişisel gelişim kavramları bizlere bedelini ödemediğimiz bir mutluluk vadediyor. Asıl mutluluk, bedel ödemektir. Biz, bir çabanın sonunda tatmin olursak gerçekten mutlu olabiliriz.

Pandemiden örnek verecek olursak. Bu dönemde çeşitli sorunlarla, zorluklarla mücadele eden sağlık çalışanları, bu dönem bittiğinde diğer insanlara göre kendilerini çok daha mutlu hissedebilirler. Evet, bu zorlu bir süreçti ama pes etmedim mücadele ettim, insanlara faydalı olmak için çalıştım ve başardım, diyebilmek en büyük mutluluk kaynağıdır.

Ben neden mutsuzum? Mutsuzluğa nereden yakalanıyoruz?

Mükemmelliyetçilik

Çocuklarımıza, değerlisin, özelsin, biriciksin yerine, herkes değerli, herkes özel ve sen de onlardan birisini öğretmek gerekiyor. Çocuk, “sen değerlisin, özelsin, biriciksin” kavramını duyunca hayatı boyunca bunu kanıtlamaya çalışıyor. Bu durumda, çocukta mükemmelliyetçilik kavramının ortaya çıkmasına neden oluyor. Çocuk, “ben özelim, değerliyim, biriciğim, mükemmelim, o nedenle hata yapmamam gerekiyor”, diyor kendi kendine. Mükemmelliyetçilik adeta bir virüstür. Çünkü, her şeyi doğru yapması gerektiği öğretilmiş çocuk, mükemmel olmayacak bir şeyi yapmaya hiç başlamıyor. Sürekli bir işe başlamak için mükemmel olacak bir anı bekliyor.

Erteleme davranışları

Değerli olduğunu, her şeyin mükemmel olmasını gerektiğini düşünen kişi hayatta yapması gereken şeyleri ertelemeye başlıyor. Erteleme davranışı, bizim mutluluğumuzu alan diğer bir virüs. Erteledikçe, başımıza bir dert açmış oluyoruz.

Başarısızlık

Her şeyi mükemmel yapayım derken, ya mükemmel olmazsa korkusuyla erteleyip başarısız oluyoruz. Zaman zaman herkes yaşamıştır, bir sınava çalışmak ya da bir işe başlamak için hep en uygun ortamı yakalamaya çalışırken, sınav zamanı ya da işin teslimat zamanı yaklaşıyor. Alel acele çalışmaya başlıyoruz ve sonunda başarısız oluyoruz.

Başka bir örnek verecek olursak, günümüzde evlenme yaşı çok arttı. Mükemmel bir evlilik yapma arayışı içerisinde yaş ilerliyor, sonunda da kişiler hiç olmayacak bir evlilik yapıp, mutsuz olabiliyor.

Aile hayatının mükemmel olması gerektiğini düşünen bir kişi, eşini sürekli ufak tefek hatalarından dolayı eleştirmeye başlar. Örneğin, “O bardağı neden oraya koydun? Saçını neden öyle taradın? Neden beni sevdiğini daha sık söylemiyorsun? Neden eve daha sık çiçek getirmiyorsun? Neden bu yemeklerin tuzu biraz fazla oluyor? gibi eleştiriler yapıyor. Bu tür sorular, adeta sigorta attırıcı gibidir. Karşı tarafın sigortalarını attırıyor ve eşler arası huzursuzluk başlıyor ve netice başarısız bir evlilik.

Depresyon

Bu başarısızlık, insanlarda depresyon semptomlarının ortaya çıkmasına neden oluyor. Depresyon belirtileri, mutsuzluk, uyandığımızda enerjimizin olmaması, uyku sorunları, iştah sorunları, gelecek ile ilgili beklentilerde azalma, geçmişle ilgili hesaplaşmalarda ve suçluluk duygusunda artış, hayatı anlamlı ve kendini değerli hissetmeme gibi durumlardır.

Tüketim

Depresyonun tedavisi yapılmaz, kişi depresyondan çıkmak için çaba harcamaz ise kendini iyi hissetmek için tüketime başlıyor. Aşırı alışveriş yaparak, abur cubur yiyerek kişi depresyondan çıkacağını, kendini mutlu edeceğini zannediyor.

Mutlusuzluk

Tüm bu aşamaların sonucunda “mutlusuzluk” diye bir kavram ortaya çıkıyor. Mutsuzluk, bir şeyi kaybettiğimiz zaman ortaya çıkan faydalı bir duygudur. Mutsuzluk, olumsuz bir şey yaşadığımızda, bir sevdiğimizi kaybettiğimiz zaman devreye girer, bizi biraz gündelik hayatın dışına çıkarır, biraz kendimize çeki düzen vermemizi sağlar. Bir süre sonra bu duygu bizi bırakır ve enerjini topla ve hayatına devam et, der.

Mutlusuzluk ise, sahip olmadığımız bir şey için hayıflanmak, üzülmektir. Basit bir örnek verecek olursak sevdiğiniz birisinin hediye ettiği, hatırası olan bir kalemi kaybetmenin sizi mutsuz etmesi doğaldır. Fakat, bir dükkanda güzel bir kalem gördünüz, fiyatını sordunuz, fakat fiyatı çok pahalı olduğu için alamadınız. Bu anda hissettiğiniz üzüntü, olumsuz duygu “mutsuzluk” değil, “mutlusuzluktur”.

Başka bir örnek verecek olursak, benim 120 ekran bir televizyonum var, gayet güzel çalışıyor, memnunum, mutluyum. Komşuya gidiyorum, 130 ekran TV görüyorum. Eve geldiğim zaman benim 120 ekran TV’im bana küçük geliyor, o 130 ekran gibi bir TV’im olmasını istemeye başlıyorum. Kendimi mutsuz zannediyorum aslında mutsuz değil “mutlusuzum”. Arzu ettiğim şeye ulaşamamanın mutsuzluğunu yaşıyorum. Bu bir virüstür.

İnsanlar, sürekli hayatlarında bir şey değiştirerek daha iyi hissedeceklerini zannediyor. Kendimizi kötü hissetmemizin nedeni zihnimizin içerisinde bir yerlerde. Mutsuzluk, bizim kötü şeyler yaşamamız ile alakalı değil, yaşadıklarımızı kötü algılamamızla alakalı.

Kaynak: Dr. Mehmet Şakiroğlu

Hayatınızdaki Değişiklikleri Şaşkınlıkla İzleyeceksiniz!

 

ÜRÜN SİTESİNE GİT

Havlit Taşı Faydaları:

💎Strese iyi gelir,
💎Son derece sakinleştirici, dinlendirici ve huzur verici bir enerji yayar.
💎Aşırı eleştirel ifadeleri ve davranışları, stresi, öfkeyi, kabalığı azaltır, yumuşatır.
💎Karakterimizdeki sivrilikleri yumuşatır, ılımlı ve uyumlu olmamızı sağlar.
💎Kişinin kendisiyle barışık olmasını sağlar.
💎Uykusuzluk problemlerine iyi gelir.
💎Denge ve uyum sağlar.
💎Kişideki bencilliği, bencilce davranışları giderir.
💎Çalkantılı duyguları ve düşünceleri sakinleştirir, gerilimi azaltır,
💎Güven, ümit ve disiplini artırır.
💎Duyguları açıklamak için cesaret verir.
💎Kanı temizler.
💎Hafızayı güçlendirir.
💎Hormonal sistemi düzenler
💎Kalp problemleri tedavisinde yararlıdır.
💎Diş ve kemik (iskelet) sistemindeki kalsiyum seviyesini dengeler, böylelikle diş ve iskelet sistemi rahatsızlıklarını giderir. Bu nedenle hamile kadınların ve bebek emziren annelerin kullanması önerilir.
💎Kırık ya da çıkık kemiklerde kolay iyileşme sağlar.

 

 

 

Hakkında admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir